31 Mart 2017 Cuma

İlköğretimde El Yazısı Kalkıyor

Harfler, Emin Barın, 1942
Dün Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz'ın "Bitişik eğik el yazısı uygulamasının önümüzdeki öğretim döneminde kaldırılacağını" açıklamasıyla birlikte halkın çoğunluğu sevindi. Bugün de hemen bütün gazetelerde konuyla ilgili haberler var. Sosyal medya hesaplarında ise bir sevinç dalgası yayılıyor. Meğer bitişik eğik el yazısı bir işkence türünün adıymış! 


Yazı: Erhan Olcay

Bitişik eğik el yazısı gibi bir güzelliğin nasıl olup da imece usulüyle mahvedildiğini hep birlikte yaşadık, yaşıyoruz. Ben de bir baba olarak bu sistemin getirdiği bütün sıkıntıları yaşadım. Çocuklar bitişik eğik el yazısıyla yazmayı öğrendi ama öyle kötü bir sistemle öğrendiler ki onarılamayacak hatalardan dolayı yarım yamalak öğrenmiş oldular. Buna da öğrenmek denemez. Şimdi çocukların büyük çoğunluğu hem eğik hem dik düz yazıyla yazmakta zorlanıyor.

Bitişik eğik el yazısı, son derece doğru bir karar olmasına rağmen bakanlık yeterli hazırlığı yapmadığından ve bitişik eğik el yazısındaki katı tutumu nedeniyle birinci sorumludur. İkinci en büyük sorumlu da öğretmenlerdir. Öğretmenler bu sistemi bunca yıl kabullenemedi maalesef. Öğretmenlerin çoğu yeterli donanıma sahip olmadıklarından ve el yazısından nefret ettikleri için kendi yetiştirdikleri, ilk harfleri öğrettikleri öğrencilerinin yazılarını bile okuyamayacak kadar kötüydüler maalesef. Şimdi sistemin kalkmasından dolayı en büyük sevinç duyan yine onlar. Çünkü çocukların kötüleşen yazılarını düzeltmek de istemediler. Her şeyi öylesine ortada bıraktılar ki bakanlık bu işten dönsün aileler de tepki göstersin istediler. Başardılar, istedikleri oldu. Bakanlık kamuoyu baskısına direnemedi.

Oysa bitişik eğik el yazısının çocuklara büyük kazanımlar getirebilirdi. Lakin bakanlığın yıllarca oturtamadığı, öğretmenlerin sevemediği, aleyhinde olduğu bir şeyi çocuklar nasıl sevebilir ki? Kimse bu sistemi sevmedi, benimsemedi. Çünkü kimse oturup el yazısıyla yazı yazmayı sevmiyor, istemiyor. (Cep telefonunun tuşlarına dokunmak daha kolay geliyor.) 

Herkes sistemi daha beter bir hale getirmek için çok çalıştı ve neticede bitişik eğik el yazısı kaldırıldı. (Zaten doğru düzgün uygulanmıyordu, çocukların kafası çok karışmıştı.) Şimdi yeniden başa dönülüyor. Bunca yıl kazanılan bir şey olmadığı için kültürel anlamda kayıplarımız giderek çoğalıyor. Sistemi ıslah etmek yerine toptan kaldırmak herkesin işine geliyor.

Ben dik düz yazı ile yetiştim. Sadece güzel yazı derslerinde harflerin güzelliğini görmüş etkilenmiştim. Doğrusu o güzel harfleri o dönem de çok seven olmamıştı. Zaten toplum olarak yazı ile aramız hiçbir zaman çok iyi olmamış diye düşünüyorum. 

Böyle bir toplumda Emin Barın gibi güzel insanlar bir kuyruklu yıldız gibi belirip kayboluyor maalesef. Necmeddin Okyay gibi, Ahmed Karahisari gibi efsaneler milyonda bir çıkıyor.

5 Nisan 2017, Vatan

8 yorum:

  1. Malesef bende bir baba olarak sizin yaşadığınız sıkıntıları yaşadım öğretmenler elyazısını resim yapmak müzik yapmak gibi bir yetenek olarak görerek baştan bu işe karşı çıktılar birde çevresinde nereye baksa düz yazı karekterleri gören çocuklarda bayağı zorlandılar ve sonuç oğlum liseye başladı ama yazısını okuyabilmek için doktor olmak lazım😊

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Maalesef, çocuklarımıza yazıyı sevdiremedik.

      Sil
  2. 10 yıldır uygulanan sistem kaldırıldı. 10 yıldır yazı yazamayan ve yazmaktan da zevk almayan bir nesil yetişti. 10 yıllık kayıp bir nesil! Bir öğretmen olarak yazınızda kendime pay da çıkarıyorum ancak bakanlığı masum gösterip tüm suçu bize yıkmanıza itiraz edeceğim. Bakanlık el yazısı ile yazı yazmaya başlayan çocuklara düz yazı ile hazırlanmış kitaplar, testler ve çeşitli yayınlar hazırladı ve dayattı. Yapılan sınavlar dahil düz yazı ile hazırlanıyordu. Çocuklar sadece derste karşı karşıya kaldıkları bir yazı biçimini kabullenemedi. Sonuç olarak yazamayan ve yazmaktan zevk almayan kayıp bir nesil ile karşı karşıyayız.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba Yaşar Bey, yazımı dikkatle okursanız "Bitişik eğik el yazısı, son derece doğru bir karar olmasına rağmen bakanlık yeterli hazırlığı yapmadığından ve bitişik eğik el yazısındaki katı tutumu nedeniyle birinci sorumludur." diye yazdım. Kabahatin büyüğü öğretmenlerde değil bakanlıkta diyorum.

      Öğretmenlere gelince eskiden idealist öğretmenler vardı, onların da nesli tükendi diye düşünüyorum. Arkadaşlarım hariç, cebinde dolmakalem olan bir öğretmen görmeyeli yıllar oldu. Oysa çocukluğumda ve gençliğimde unutamadığım görüntülerden biri şudur, öğretmen sınıfa girer, çantasından veya cebinden bir dolmakalem çıkarır biz de hayretle o ışıltılı yazı aracına bakardık. Bir gün o güzel kalemin bir benzerini almanın hayalini kurardık.

      Bakanlık, öğretmenler ve öğrenciler. Bu üçgende masum olan öğrenciler değil mi? Tıpkı dediğiniz gibi olan onlara oldu, "... yazı yazamayan ve yazmaktan da zevk almayan bir nesil yetişti."

      Neyse ki 3. sınıftan itibaren güzel yazı dersleri konacakmış, belki bu daha çok hayırlı olacaktır.

      Sil
  3. Evet hocam sizde haklısınız zaten bende yorumumda buna değindim çocuğa elyazısı öğretiyor ama geri kalan herşeyi düz yazı ile veriyorduk çocuk ister istemez pratikle uygulamanın farkı arasında yok oldu el yazısı öğret ama ders kitabını, test kitabını, hikaye kitabını, soru kitabını düz yazı karekteri ile hazırla ve sonuç ortada

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben mi yanlış biliyorum acaba? El yazısının kitap harflerinden farklı bir tabiatı vardır, ayrı bir kültürdür. Matbu harfler başkadır, el yazısı başka, birisi genel amaçlara hizmet eder, diğeri kişiye özeldir, kişiliğimizin bir parçasıdır, ikisi birbirinin yerine geç(e)mez. El yazısı karakterleriyle basılmış bir kitap da özel bir amacı yoksa eğer yanlış bir girişimdir.

      Sil
  4. Hocam gelin siz bunları beş buçuk yaşındaki 1.sınıf öğrencisine anlatın. Çocuk okuma yazmayı öğreniyor ama öğretilen yazı ile kitaptaki yazı birbirine uymuyor nasıl anlatacaksınız bunu sen yazdığın sana ait olduğu için böyle diğeri ise sen yazmadığın yayıncı hazırladığı için böyle sen okurken böyle oku ama yazarken böyle yaz dediğimizde ortaya çıkan sonuçlar maleesef kötü oldu
    Ben 45 yaşındayım ilkokulda matbaa yada şuan kullsndığımız klavye harfleri öğretildi ama belli saatlerde güzel yazı diye bir ders vardı defteri ayrıydı birde divitimiz ve mürekkep koyduğumuz bir plastik kabımız vardı bu derste el yazısı öğretiliyordu ama hayatıma hep düz yazı ile devam ettim çünki herşey o yazıya göreydi sevgilerle😊

    YanıtlaSil
  5. El yazısı uygulaması benim ilkokula başladığım sene gelmişti, öğretmenler bile henüz ayak uyduramamıştı o sene. Şükür ki sınıf öğretmenim bizi el yazısı konusunda iyi yetiştirmeye çalıştı elinden geldiğince, ta ki branş derslerin öğretmenleriyle tanışana kadar. El yazısı okuyamadıklarını öne sürerek düz yazı yazmamızı istemişti birçoğu. Pek çok arkadaşım için bir övünç kaynağına dönüştü düz dik yazı yazmak. Şimdi çoğumuzun yazısı el yazısı ve düz yazı arasında bir yerlerde maalesef.

    YanıtlaSil